%23,7 pazar payı ▲·464.873 araç·46.665 soket·Eylül 2026 verisi
← HaberlerGenel Haberler

Vancouver Limanı'nda Elektrikli Kamyonlar Dizeli Sahadan Çekiyor

eDrive Türkiye · 12 Ekim 2026 · Kaynak: Electrek
Vancouver Limanı'nda Elektrikli Kamyonlar Dizeli Sahadan Çekiyor

Kanada'nın en yoğun konteyner terminallerinden biri olan Vancouver Limanı'nda elektrikli iş kamyonları artık gerçek bir yük taşıyor. Peterbilt'in akülü kapalı kasa kamyonları, dizel ve propan kullanan ekipmanların yerini alarak hem yükü hareket ettiriyor hem de hava kirliliğini sahadan çekiyor. Bu başarı şimdi ödüllendirildi: BC Hydro Luminaries Projesi'nin "Yılın Projesi" ödülü GCT'ye verildi. Peterbilt'in resmi açıklamasında da bu ödül, terminalde Kanada'daki en büyük terminal filo geçişinin sonucu olarak öne çıkarılıyor.

GCT, Vanterm ve Deltaport terminallerinde mutlak emisyonlarını 2030 yılına kadar yüzde 45 azaltmayı ve 2050'ye kadar gerçek net sıfıra ulaşmayı taahhüt ediyor. Bu hedefin somut karşılığı, elektrikli ekipman filosunun genişletilmesi. Filonun iki temel parçası Peterbilt'ten geliyor: Lastik tekerlekli portal vinçlerin bakımını yapan 220EV yağlama servis kamyonu ve terminal genelinde hâlâ kullanılan eski dizel ekipmanlara yakıt taşıyan 520EV tanker. Yani hem bakım hem de yakıt ikmali gibi günlük operasyonun kritik işleri artık elektrikle yapılıyor. Dizelden tamamen kopmak için ise süreç uzun bir geçiş olacak; eski makineler bir süre daha sahada kalacak.

Peterbilt tarafı, bu uygulamayı elektrifikasyon yenilikçiliğinin "mükemmel bir örneği" olarak sunuyor. Peterbilt Ulusal Satış Müdürü Martin Blanchet'nin LinkedIn paylaşımında vurguladığı nokta şu: Liman sahasında çalışan sıfır emisyonlu araçlar genellikle uzun rölanti süreleri ve yoğun elektrikli güç çıkışı (ePTO) ihtiyacı taşıyor. Bu da onları Peterbilt'in elektrikli mesleki kamyonlarına doğal olarak uygun hale getiriyor. Rölanti süresinin yüksek olması, dizel motorlarda hem yakıt hem bakım maliyetini büyütür; elektrikte ise bu süreler daha az maliyetle yönetilebilir. Bu nedenle liman ve lojistik sahaları, elektrikli ağır vasıta geçişinin en erken ve en anlamlı alanlarından biri olarak öne çıkıyor.

Teknik tarafa bakınca tablo daha net. Peterbilt'in sitesindeki bilgilere göre bu kamyonlar standart modellerin mesleğe özel donanımlarla yükseltilmiş hâli. 220EV en fazla 282 kWh batarya kapasitesi ve 259 kW'a (yaklaşık 345 hp) kadar sürekli güç sunuyor. Daha ağır hizmet için tasarlanan 520EV ise 400 kWh batarya ve 400 kW'a (yaklaşık 535 hp) kadar güç çıkışı sağlıyor. İki araç da egzoz emisyonu üretmiyor; bu da konvansiyonel dizel kamyonlara özgü hava kirliliğini ciddi biçimde azaltıyor. Ayrıca GCT için operasyonel maliyet avantajı da var: Elektrik, dizel ve propana kıyasla işletme giderini düşürme potansiyeli taşıyor, bakım gereksinimleri de genelde daha az.

Türkiye için bu örnek, özellikle liman, depo ve iç lojistik sahalarında elektrikli ağır vasıtanın nerede ilk anlamlı olabileceğini gösteriyor. Ağır vasıta elektrifikasyonu, uzun yol taşımacılığına kıyasla şarj altyapısının sahada kontrol edilebildiği, rotaların sabit olduğu ortamlarda daha hızlı ilerliyor. Vancouver'daki uygulama da bu mantığa uyuyor: Kapalı bir saha, öngörülebilir rota ve merkezi şarj noktaları. Bu tür projeler, şehir içi ve liman kaynaklı emisyonların azaltılmasında somut bir yol haritası sunuyor.

Vancouver'daki GCT örneği, elektrikli iş kamyonlarının sahada gerçek ölçekte çalışabildiğini gösteriyor; eDrive Türkiye olarak bu tür ağır vasıta ve saha ekipmanı gelişmelerini Türkiye'deki altyapı ve pazar verileriyle birlikte takip etmeye devam edeceğiz.

Orijinal kaynağa gitElectrek →